0212 868 36 78

Rehberlik Servisi Neler Yapar?

Çocuğun aileden sonra sosyalleşme sürecine devam ettiği yerlerden biri de okul öncesi eğitim kurumlarıdır. Çocuğun okul öncesi eğitim kurumuna devam etmesi sosyalleşme alanlarının ve yaşantılarının zenginleşmesi anlamına gelmektedir. İlk kez aile ortamından ayrılarak yapılandırılmış bir eğitim programına katılan çocuğun sosyalleşme sürecinde problemlerle karşılaşması oldukça doğaldır.

Rehberlik Servisimiz Neler Yapar?
Okula ve Çevreye Uyum: Psikoloğumuz, çocuğunuzun okulun ve sınıfın bir bireyi olarak sosyalleşmesine, okul içinde olumlu ilişkiler geliştirerek kişiler arası ilişkilerin gelişimine katkı sağlamasına, toplum kurallarını öğrenmesine, öğrenme hayatına ilişkin olumlu tutum geliştirmesine, bağımsız iş yapabilmesine, bağımsız davranabilmesine destek olur.

Aile ve Toplum
Çocuğun, ailenin ve toplumun bir bireyi olarak kendisine düşen görev ve sorumlulukları fark etmesine, demokratik tutum kazandırma becerisinin gelişmesine destek olur.

Kendini Kabul
Çocuğun kendini kabul etmesine, olumlu benlik algısı geliştirmesine, güçlü olan ve güçlendirmesi gereken yönlerini tanımasına bireysel farklılıklarının farkına varmasına destek olur.

Kendini İfade Etme
Çocuğun isteklerini, duygularını ve düşüncelerini ifade edebilmesi, insanlar tarafından doğru anlaşılmasını ve ona yönelik doğru tepkilerin verilmesini sağlar. Psikoloğumuz, çocuklara duygu ve düşüncelerini ifade edebileceği fırsatlar sunar.

Bireysel Planlama
Çocukların gelişimine yardımcı olmak amacıyla; çocuğu tanıma, yönlendirme, yerleştirme ve izleme hizmetleri çerçevesinde gerçekleştirilecek, bireysel görüşmeler yapacak, ihtiyaç halinde  (Dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, okul korkusu, uyum sorunu, davranış bozukluğu, şiddet eğilimi vb.) bireysel destek verecek veya yönlendirme yapacaktır.

Aile Görüşmeleri
Rüya Anaokulu Rehberlik Programı uygulamalarında yer alan kazanımların çocuklar tarafından sergilenip sergilenmediğine ilişkin tanımlanacak göstergelere dayalı yapılandırılmış gözlem formları düzenlenir. Formlar sayesinde çocuğun gelişimi, sosyal ilişkileri, okul içerisindeki tutumu ve duygusal yapısı takip edilecektir. Aynı zamanda bireysel test veya ölçekler uygulanacak aileyle değerlendirilecektir.

Ailelerimiz için de her eğitim döneminde bir kez olmak üzere yılda iki kez veli eğitim semineri düzenlenecektir. Ana-baba okulu (iletişim becerileri programı) yılda bir kez dört haftalık program şeklinde uygulanacaktır.

Çocuklarımız okula başlarken biz ebeveynler onlardan daha fazla heyecanlanırız. Çünkü minik bebeğimiz artık büyümüş, bizim güvenli ve sevgi dolu kucağımızdan farklı bir dünyaya adım atmıştır. Burada başka çocuklar vardır, kurallar vardır ve bunlara uyabilmesi için onlara güven verip yönlendiren yetişkinler vardır. Çocuk, anaokuluna başladığı zaman tüm kurallarını bildiği aile ortamından henüz hiçbir kuralını bilmediği, tanımadığı kişilerin bulunduğu bir ortama girmektedir. Bu yeni durum, tabii ki çocuklarda uyum sorunu yaratabilir. 

Çocukta, başlangıçta belirsizlik ve terk edilme (ayrılma) kaygısı yaşanır. Çoğunlukla koruyucu ve aşırı hoşgörülü aile ortamından gelen duygusal çocuklarda bu kaygılar daha yoğun yaşanır. Ancak çocuk ortama alıştıktan ve öğretmenlerini tanıdıktan sonra kaygılar ortadan kalkar. Bu süreç içinde aileler de birçok kaygı yaşamaktadır. Bazen aileler çocuklarından ayrıldıkları için kendileriyle ilgili suçluluk ve kaygı duyguları yaşarlar ki, bu sinyaller çocuğun okul korkusunu arttırıcı bir faktör olabilmektedir. Bu nedenle annenin kararlılığı ve iç rahatlığı çocuğun uyum süreci için çok önemlidir. Yani çocuğun anaokuluna başlama sürecinde annenin de duygusal olarak hazır olması gereklidir. Çocuğun ayrılırken duygusal olarak annenin üzüntü ve kaygısını hissetmesi uyum sürecini zorlaştırmaktadır. Uyum sürecindeki tepkiler bireysel farlılıklar göstermektedir. Bazı çocuklar ilk üç gün ya da bir hafta ilgili ve istekli olur. Anaokulu onun için park gibidir. Ama zamanla annesi ile birlikte olmak ister, sürekli okula gelmenin anlamını yeni kavrar ve tepki gösterir. Diğer bazı çocuklar ise en baştan itibaren anneden ayrılmak istemez. Sınıfa gelmesini, yanında olmasını, annesinin yedirmesini ister ve doğal olarak ağlama gözlenir. Bu süreçte çocuğun ağlaması da okula uyum döneminin sönerek gözlenebilen bir parçasıdır.

Anaokuluna uyum sağlama konusunda yaşanan sorun yalnızca anneden ayrılma zorluğu değildir. Evlerinde bakıcı bulunan birçok çocuk daha önceden anne ile ayrılığı yaşamıştır fakat ayrılığı güvenli, tanıdık bir ortamda kendi oyuncakları ile beraberken yani kendi evinde yaşamıştır. Okula başladığında ise bu güvenli ve tanıdık ortamı bulamaz. Yeni çocukların bulunduğu farklı bir ortamdır artık. Örneğin; eşyaları başkalarıyla paylaşmayı kabul etmek onun için oldukça zordur. (özellikle ben-merkezci olduğu bu dönemde)